The Impact of Petrol Prices on Stock Prices of Energy Companies: A Panel Data Analysis for Turkey

Working Paper
Nur Dilbaz Alacahan, Seda Yavuzaslan Söylemez
EconWorld Working Papers Series No: 2017-006
DOI: 10.22440/EconWorld.WP.2017.006

Abstract

The aim of this paper is to analyze the impact of petrol prices on the stock prices of energy companies traded in Istanbul Stock Exchange. To achieve this objective, daily panel data for 9 energy companies are examined for the period between 01/02/2008 and02/26/2016. For the estimations, random effects and fixed effects panel data estimation methods are used. According to the results, changes in petrol prices effects stock prices of energy companies, negatively. Interest rates and M2 money supply affect stock prices of the energy companies, negatively. In addition to the macro variables, ROA and capital growth are the micro variables affecting stock prices of energy companies.

Keywords: Petrol Prices, Stock Prices, Panel Data Analysis, Turkey

JEL Codes: E44, G12, E44

Dijital Bölünme Çerçevesinde Türkiye’nin Durumunun Değerlendirilmesi

Working Paper
Barış Yıldız Gizem Akbulut
EconWorld Working Papers Series No: 2017-005

Abstract

Bilgi ve İletişim Teknolojilerinde (BİT-ICT) yaşanan gelişmeler ülkelerin mevcut durumlarının değerlendirilmesine ışık tutmaktadır. Ülkelerin sahip oldukları BİT dinamiklerinin farklı olmasından kaynaklanan dijital bölünme sorunu hala ciddi bir şekilde yaşanmaktadır. Dijital Bölünme (Digital Divide) kavramının pek çok tanımı yapılmakla birlikte BİT (ICT-Information and Communication Technologies)’ ye sahip olanlar ile olmayanlar, ICT’ yi kullanan ve kullanmayanlar arasındaki farklılık düzeyleri olarak tanımlamak mümkündür. Dijital bölünme kavramı sadece küresel ölçekte değil aynı zamanda ülke içerisinde bölgeler arasında yaşanan eşitsizlik sonucu da meydana gelebilmektedir. Diğer taraftan gelişmekte olan ülkelerin içerisinde yaşanan dijital bölünme sorunu gelişmiş ülkelerle olan ilişkilerini de etkileyebilmektedir. Dijital bölünme sadece gelişmekte olan ülkelerin değil aynı zamanda gelişmiş ülkelerin de sorunu haline gelmektedir. Bilgiye ve teknolojiye erişimlerin kıyaslanmasında çeşitli endeks değerler kullanılmakla birlikte Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) tarafından geliştirilen ICT Gelişme Endeksi-IDI (ICT Development Index) ölçüt olarak çalışmada kullanılmıştır. Gelişmekte olan ülkeler arasında yer alan Türkiye açısından bu endeks değere göre 2000 yılından itibaren genel olarak olumlu bir seyir izlediği görülmüştür. Ancak bu olumlu seyir Türkiye’nin gelişmiş ülkeler arasında yer alması noktasında yetersiz kalmaktadır. Hem Türkiye içerisinde bölgelerarası eşitsizliğin yüksek oranda olması hem de gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında endeks sıralamasında oldukça gerilerde kalması Türkiye’nin dijital bölünme sorununa çözüm bulmasını zorunlu kılmaktadır.

Keywords: Teknoloji, Dijital Bölünme, Bilgi ve İletişim Teknolojileri.

JEL Codes: O14, L86, L96

Addressing Un/Under-Employment at the Local Level: Participatory Action Research in Greece of Crisis

Working Paper
Eugenia Vathakou, Maria Tsampra, Pantelis Sklias
EconWorld Working Papers Series No: 2017-004

Abstract

The underutilization of human capital, reflected on shrinking job opportunities and employment deterioration, is the major crisis outcome and cause of socio-economic exclusion in Greece. Our research (EEA-GR07/3694 project), addressing un/under-employment at the local level during the country’s downturn, identified wide discrepancies between labour supply and demand. Data analysis revealed that the type of employment required by locally prevailing business does not contribute to local employability, nor sustains labour market resilience and employment recovery. On this ground, the capability of local entrepreneurship to capitalize the existing qualified personnel was questioned; and Participatory Action Research (PAR) was carried out in order to set new accounts of entrepreneurship for inclusive growth and social innovation. The paper presents the collaborative process and tentative results of PAR undertaken at the target-locality of Sparta in Greece. The process of action planning and implementation engaged local key-stakeholders and empowered local actors (municipality, vocational institutions, business chambers, trade unions, cooperatives) to address the potential of the un/underemployed and particularly, the most vulnerable of the labour market (young and women). The action implemented as part of the PAR process, "Spartathlon - Routes of Taste, Trade and Art", sought to attract more tourists to the town and strengthen local business. Its presentation makes a contribution to the discussion for social innovation, cohesion and sustainable economic recovery.

Keywords: local entrepreneurship, skills mismatch, labour surplus, participatory action research

JEL Codes: J24, P48, J64

Women Directors’ Compensation and Firm Performance of an Emerging Economy: India

Working Paper
Rakesh Yadav
EconWorld Working Papers Series No: 2017-003

Abstract

This probably maiden study for Indian financial market on executive compensation uses novel approach by using data of women director’s compensation of firm listed at Bombay stock exchange (BSE)India. The methodology adopted for this study is multivariate regression method; this method is common for the research on compensation, on the basis of the survey of literature which treats total compensation paid to the director as dependent variable and firm performance as independent variable. This study adds to the literature one more equation that is impact of firm performance (dependent variable) on compensation (independent variable). Further by using the holistic combination which is rare in the literature of executivecompensation, both measures of firm performance mainly accounting measures (EPS, ROCE and RONW) and market measures (P/E, P/BV) gives comprehensive view of firm performance in relation to compensation. The control variables mainly net sales, R and D and total assets are drawn from literature often known as instrumental variable approach in econometrics. The boundary condition for the sample is BSE-500 firms listed at Bombay stock exchange out of this BSE-500 firms sample of 407 firms are used for study.

Keywords: Logistic model, asymptotic methods, small parameter, asymptotic expansions.

JEL Codes: С59, M11, M20

Türkiye’de Enerji Üretiminde Fosil Yakıt Kullanımı ve CO2 Emisyonu İlişkisi: Bir Senaryo Analizi

Working Paper
Hakan Çetintaş , İ. Murat Bicil , Kumru Türköz
EconWorld Working Papers Series No: 2017-002

Özet

Elektrik üretiminde fosil yakıtların kullanımı CO2 emisyonlarının artmasında önemli etkenlerin başında gelmektedir. Bu çalışmada Türkiye’de 1986-2013 yılları için yıllık veriler ele alınarak fosil yakıtlarla CO2 emisyonları arasındaki uzun dönemli ilişkiden yola çıkılarak üretimde fosil yakıt seçimi ile ilgili farklı bileşimlere göre oluşturulan senaryolara dayalı CO2 emisyonu öngörüleri yapılmıştır. Farklı üretim senaryolarına göre emisyondaki değişmeleri hesaplamak için Türkiye’de elektrik üretimi Box-Jenkins metodolojisi ile tahmin edilmiş ve üretim projeksiyonu kullanılarak farklı yakıt bileşimi senaryoları altında CO2 emisyonları hesaplanmıştır. Buna göre elektrik üretiminde mevcut durumun devamı, kömüre alternatif olarak doğal gaz kullanımı, kömürden yenilenebilir enerjiye geçiş gibi alternatif senaryoların CO2 emisyonunu nasıl değiştirdiği üretim projeksiyonuna bağlı olarak değerlendirilmiştir.

Anahtar Kelimeler: CO2 Emisyonları, Enerji Üretimi, Fosil Yakıtlar

JEL Kodları:  Q2, Q4, Q47

 

Abstract

The use of fossil fuels in electricity generations is a major factor that increases CO2 emissions. In this paper, annual data between 1986-2013 used to predict CO2 emissions. Predictions based on alternative generation scenarios with different fuel combinations and the long run relation between fossil fuels and CO2 emissions. Electricity generation is predicted by using Box- Jenkins methodology to accounting emission changes in Turkey. Then generation predictions used for accounting CO2 emissions with different fuel combination scenarios. Accordingly, how the CO2 emissions changes under alternative scenarios that the continuation of the current situation in electricity generation and the use of natural gas and renewable resources as an alternative to coal has been evaluated depending on generation forecast.

Keywords: CO 2 Emissions, Energy Production, Fossil Fuels

JEL Codes: Q2, Q4, Q47

Optimization of Inventory Management Logistic Model of the Machine-Building Enterprises

Working Paper
Olha Holovan, Oleksandr Oliynyk, Yevheniia Makazan
EconWorld Working Papers Series No: 2017-001

Abstract

The aim of this study is to develop the inventory management model based on Economic Order Quantity model using asymptotic perturbation methods. The simple asymptotic formulas for the “perturbed” order quantity has been obtained when cost per order, storage cost and product demand change slightly. As the results show, the total costs, which correspond to “perturbed” order quantities, are less than ones at economic order quantity. Decrease of logistics costs can improve the market competitiveness of the machine-building enterprises’ products. Modeling the nature of cost increase and demand fluctuation using asymptotic formulas the machine-building enterprises will be able to make prompt adjustments to optimize logistics processes.

Keywords: Logistic model, asymptotic methods, small parameter, asymptotic expansions.

JEL Codes: С59, M11, M20

Kredi Hacmi İle Cari Açık Arasındaki İlişki: Türkiye İçin Dinamik Bir Analiz

Working Paper
Pınar Karahan, Nilgün Çağlarırmak Uslu
EconWorld Working Papers Series No: 2016-007

Özet

Türkiye’nin en önemli makroekonomik sorunlarından biri, süreklilik arz eden cari işlemler açığıdır. Türkiye ekonomisinde kredi hacmi özellikle küresel finans krizinden sonra cari işlemler açığının temel belirleyicileri arasında gösterilmektedir. TCMB, 2008 yılı küresel finans krizi sonrası yaşanan hızlı kredi genişlemesinin cari dengeyi olumsuz yönde etkilemesine karşılık, kredi genişlemesini yavaşlatarak finansal istikrarın sağlanmasına yönelik politika uygulamaya başlamıştır. Bu çalışmada, Türkiye’deki mevduat bankalarının özel sektöre kullandırdığı krediler ile cari işlemler açığı arasındaki ilişki, 2005:Q1-2015:Q3 dönemi verileri kullanılarak, Sınır testi yaklaşımı, ARDL modeli ve Kalman Filtresi yaklaşımıyla analiz edilmiştir. Sınır testi sonuçları cari işlemler açığı ile kredi hacmi arasında eşbütünleşme ilişkisinin olduğunu; ARDL modeli sonuçları kredi hacminin cari işlemler açığını kısa ve uzun dönemde pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı etkilediğini göstermiştir. Kalman Filtresi modeli sonuçları ise kredi hacminin cari işlemler açığı üzerindeki etkisinin küresel finans krizi döneminde azaldığını ortaya koymuştur..

Anahtar Kelimeler: Cari Açık, Kredi Hacmi, Sınır Testi, Kalman Filtresi.

JEL Kodları: E42, E51,F32, C32.

 

Abstract

One of the Turkey’s most important macroeconomic problems is continuity current account deficit. Credit volume has been shown between the basic determinants of current account rate especially after the global financial crisis in Turkish economy. The Central Bank of Turkey has begun to implement the policy to ensure financial stability by slowing down credit volume in response to current account deficit affected by rapid credit expansion after the global financial crisis of 2008. We investigated the relationship between credit by which commercial bank to private sector and current account deficit covering the period of 2005:Q1-2015:Q3 employing Bound test approach, ARDL model and Kalman filter model. Bound test results suggest that the existence of co-integration relationship between current account deficit and credit volume. ARDL model result indicate that the credit volume is statistical significant and positively affects current account deficit in the short and long run. Kalman Filter method results indicate that the effect of credit volume on current account deficit decreased during the global financial crisis.

Keywords:

JEL Codes:

Kamu Borçlanmasının Sürdürülebilirliğinin Analizi: G7 Ülkelerine İlişkin Bir Çalışma

Working Paper
Seher Baş, Birol Kovancılar
EconWorld Working Papers Series No: 2016-006

Özet

Önemli bir maliye politikası aracı olan borçlanma, son yıllarda sıkça başvurulan bir finansman yöntemi haline gelmiştir. Borçlanmanın yarattığı sorunlar geçmişte her ne kadar gelişmekte olan ülkelere ve yoksul ülkelere has kronik bir durum olarak görülse de geçtiğimiz on yılda Avrupa ülkelerinde yaşanan borç krizleri ile gelişmiş ülkelerde kamu borçlanmasının sınırları ve sürdürülebilirliği sorununa çözüm arayışları ekonomi literatüründe yer almaya başlamıştır. Bu çalışma ile G7 ülkelerinde hızla artan kamu borçlanmasının sürdürülebilirlik sorununun rasyo analiz yöntemleri ile incelenmesi amaçlanmaktadır.

Anahtar Kelimeler:

JEL Kodları:

 

Abstract

Borrowing as an important fiscal policy tool has become an often used financing method in recent years. Although problems created by borrowing were considered to be chronic conditions particular to developing and poor countries, the search for solutions to the limits and sustainability of public debt in developed countries has began take part in the economics literature in the last decade following the debt crises in European countries. This study aims to analyze the sustainability of the rapidly rising public debt in G7 countries with ratio analysis method.

Keywords: Public Debt, Sustainability, Solvency, G7 countries.

JEL Codes:

Kısa Vadeli Sermaye Hareketlerinin Döviz Kuru İlişkisi ve Türkiye için Tobin Vergisi Tartışması

Working Paper
İbrahim Organ, Erdal Berk
EconWorld Working Papers Series No: 2016-005

Özet

Çalışmada spekülatif amaçlı sermaye hareketlerini kısıtlamaya yönelik olarak ortaya atılan Tobin vergisinin etkinliği ve Türkiye’de uygulanabilirliği araştırılmıştır. Araştırmanın temelini, gelişmekte olan ülkelerin makroekonomik dengeleri üzerinde büyük etkilere sahip olan kısa vadeli sermaye hareketlerinin ulaştığı büyüklük oluşturmakta ve çalışmada bu sermaye hareketleriyle ülkelerin makroekonomik istikrar ve büyümenin temel politika araçlarından biri olan döviz kurlarında oluşan ciddi istikrarsızlıklar esas alınmaktadır. Türkiye örneği üzerinde kısa vadeli sermeye hareketleri ile döviz kuru arasındaki ilişki ampirik olarak 2005:M1-2014:M12 dönemi için incelenmiştir. VAR analizi kullanılarak yapılan çalışmada bu ilişkinin etki-tepki fonksiyonları analiz edilerek, Tobin vergisinin etkinliği tartışılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Kısa Vadeli Sermaye Hareketleri, Döviz Kuru, Tobin Vergisi, VAR Analizi.

JEL Kodları:

 

Abstract

Tobin’s Tax is used to stop speculative capital inflows. In this study Effectiveness of Tobin Tax and suitability for Turkey are investigating. The study is based on the size of short term capital movements which have great impact on macroeconomic balance of developing countries. In this study, serious instabilities in exchange rates that one of the fundamental political instruments of macroeconomic stabilization and growth are grounded on. This study explains the relationship between study short-term capital inflows and exchange rate during 2005:M1-2014M12 period for Turkey. Effectiveness of Tobin Tax is discussing with impulse-response functions via VAR Analysis.

Keywords: Short-term Capital Inflows, Exchange Rate, Tobin Tax, Structural Break Unit Root, VAR

JEL Codes:

OECD’ye Üye Ülkeler Açısından Kişisel Gelir Vergisi Mükellef Sayılarının ve Seçmen Sayılarının Değerlendirmesi

Working Paper
İbrahim Organ, Baki Yegen
EconWorld Working Papers Series No: 2016-004

Özet

Günümüzde kamu gelir kaynakları içerisinde en büyük paya sahip olan kalem vergidir. Vergi ilişkilerinde bir tarafta mükellef diğer tarafta alacaklı konumunda bulanan devlet bulunmaktadır. Devleti yönetme yetkisi ise seçmenler tarafından verilen oylar ile belirlenmektedir. Öyleyse vergi ilişkilerinde gerek mükellef sayıları gerekse de seçmen sayıları ayırt edici göstergeler olarak ön plana çıkmaktadır. Bu noktadan hareketle çalışmada kişisel gelir vergisi özelinde vergi ve siyaset ilişkilerinde taraflara ve ortak taraf olan “mükellef-seçmen” tarafına değinilmiş, akabinde ülkemizin de dâhil olduğu OECD’ye üye ülkelerdeki kişisel gelir mükellefi sayılarına, seçmen sayılarına ve karşılaştırmalı göstergelere ait veriler yorumlanmış ve ülkelerin gelişmişlik düzeyleri üzerinde kişisel gelir vergisi mükellef sayıları ve seçmen sayılarının olumlu etkileri olduğu sonucuna varılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Mükellef Sayıları, Seçmen Sayıları, OECD Ülkeleri.

JEL Kodları: H24, H71, D72

 

Abstract

Today tax is item which has the largest share in public revenue sources. In tax relations there is tax payer in a side, on the other side there is state that position of the creditor. The managing authority of the state is determined by the votes which given by the voters. So in tax relations both the numbers of taxpayer and  the numbers of voters come to the fore as distinctive indicators. Starting from this point in work were mentioned sides of tax and politics relations in personal income tax and has mentioned common side which “taxpayer-voter”. Then were interpreted datas which are belonging to the number of personal income taxpayer, number of voters and comparative indicators in OECD members countries that includes our country and was reached the conclusion that numbers of personal income tax payer and numbers of voter has positive effects on development level of the countries.

Keywords: Numbers of Tax Payer, Numbers of Voter, OECD Countries.

JEL Codes : H24, H71, D72

The Nexus of Economic Growth, Military Expenditures, and Income Inequality

Working Paper
Ünal Töngür, Adem Yavuz Elveren
EconWorld Working Papers Series No: 2016-003

Abstract

This paper examines the effect of military expenditures on economic growth by utilizing dynamic panel data analysis for 82 countries for the period of 1988-2008. Considering the possible effect of inequality on the military expenditures-economic growth nexus, this paper incorporates inequality along with its interaction with human capital into an augmented Solow growth model. The general finding is that military expenditures have a negative impact on economic growth, valid for several model specifications and sensitivity analyses. The negative impact holds when heterogeneity stemming from different country groups (e.g. development level, arms trade, fuel dependency) is considered. Also, the findings show that negative impact of military expenditure on growth for arms exporter and/or arms importer countries is weaker than those for other countries. Regarding income inequality and human capital, the findings suggest that human capital has a positive effect on growth, as expected. Income inequality on the other hand, has negative direct effect on economic growth. Considering these two variables together, the findings show that income inequality deteriorates growth for lower levels of human capital, whereas the impact of inequality on growth turns out to be positive for higher levels of human capital.

Keywords: Military expenditure, growth, income inequality, human capital, Solow growth model.

JEL Codes : C22, H56, O11

Eliminating the Effects of the Companies Insolvency Risk – A Model Approach

Working Paper
Małgorzata Porada- Rochon, Justyna Franc-Dąbrowska, Radoslaw Suwała
EconWorld Working Papers Series No: 2016-002

Abstract  

Managers around the world identify risk of liquidity problems as the primary barrier of their decisions. In the global economy, in the turbulent environment, the effects of companies insolvency risk lead to many operational and strategic problems also because of contagion effect. Therefore, it is important to study the phenomenon of insolvency, determinants that shape it as well as seek opportunities to reduce the risk of this problem. It is necessary to find an answer how to eliminate the negative effects of companies insolvency risk using a model approach? The aim of the study was to identify the determinants that affect the risk of insolvency of companies in Poland as well as propose a model of the effects of companies insolvency. We propose models based on the profiles of risk factors and the actions as well as instruments to successfully manage the risks of default. We used Principal Components Analysis. It can therefore be concluded that the issue of appropriate debt management, as well as the need for synchronization of receipts and expenditure, which should secure the current payments in a short run is crucial in identifying and reducing the risk of insolvency, in a short term  (in relation to all groups of companies). However, in the longer term, consideration should be given to the different factors that can allow the identification of the risk of insolvency, which may further allow the entrepreneurs to make quick response, or spread out over time the operations (e.g. restructuring) and thus allow to avoid the insolvency.

 

Keywords: Insolvency, Risk, Company

JEL Codes : G, G3, G32

Finansal Sıkıntı Sürecinde Şirketlerin Etkinlik Düzeylerinin Belirlenmesi

Working Paper
Ender Coşkun, Abdulvahap Özcan
EconWorld Working Papers Series No: 2016-001

Özet

Finansal sıkıntı yaşanması veya finansal sıkıntıya düşme olasılığı; hem şirketin, hem de şirketle ilgili çıkar gruplarının çeşitli maliyetlerle karşılaşma olasılığını artırmaktadır. Finansal sıkıntı sürecinin ortaya çıkarabileceği maliyetler ve bu maliyetlerin büyüklüğü, finans literatüründe tartışılan konulardan biridir. Finansal sıkıntı maliyetleri ve yeniden yapılandırma sürecinin işletmeler ve işletmelerle ilgili çıkar grupları üzerine etkisini inceleyen çalışmalar gün geçtikçe artmaktadır. Bu çalışmada da şirketlerin finansal sıkıntı sürecinde ve yeniden yapılandırma sonrası şirket performansındaki değişimin incelenmiştir. Bu amaçla Operational Competitional Rating Analysis (OCRA) yöntemi kullanılarak şirketlerin etkinlikleri tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre finansal sıkıntı sürecinde firmanın etkinliği azalmaktadır. Ancak finansal sıkıntıdan kurtulmayı başaran şirketlerde etkinlik düzelmektedir. Finansal sıkıntıdan kurtulamayan şirketlerde ise etkinlik iyice düşmekte ve sonuçta bu şirketler iflas etmektedir

Anahtar Kelimeler: Finansal Sıkıntı, Yeniden Yapılandırma, Etkinlik, OCRA Yöntemi

JEL Kodları : D22, M42, D53

 

Abstract

Financial distress or the possibility of getting into it may very well damage the relation between the corporates and a group that may consists of suppliers, customers, creditors, and as well as other parties involved. The knowledge of the extent that financial distress costs  are controversial in finance literature.   As a result more research is being conducted to determine the effect of financial distress costs and restructuring of the corporates on firms and the stake holders affiliated with the firms. In this study we examined the changes the company’s performance in the financial distress and after the restructuring process of the company. For this purpose Competitional Rating Operational Analysis (OCRA) was used to determine the efficiency level of the companies. According to the results the effectiveness of the company obtained in the process of financial distress is reduced. However, improving efficiency in companies that have managed to get out of financial distress. Get rid of your financial disstress in the event of the company who are unable to thoroughly falling and as a result, well these companies are bankruptcy.

Keywords: Financial Disstress, Financial Restructuring, Efficiency, OCRA Method

Jel Codes: D22, M42, D53

 

New Lessons from an Old Strategy: Import Substitution, Productivity and Competitiveness

Working Paper
Yilmaz Kılıçaslan, Ilhom Temurov
EconWorld Working Papers Series No: 2015-002

Abstract

This paper examines the relation between import substitution, labour productivity and industrial competitiveness. More specifically this paper tests if the import substitution enhances both labour productivity and competitiveness in Korean and Turkish manufacturing industries. The data used in the analysis are obtained from UNIDO Industrial Demand Supply (2013) and UNIDO Industrial Statistics (2013) databases and cover the period of 1981-2001. Our results show that Turkish economy has really left import substitution after 1980. However, we found significant share of import substitution in total production in professional and scientific equipment, transportation equipment, electrical machinery, miscellaneous petroleum products, industrial chemicals industries and petroleum refineries in Korea especially in the 1990s. The results based on unbalanced dynamic panel data estimations showed that import substitution did not enhance labour productivity in manufacturing industry of both Korea and Turkey. However, we found that import substitution affects industrial competitiveness positively in both Korea and Turkey. Apart from the positive impact of import substitution on competitive-ness, we also found in this study that while Korean manufacturing industry competitiveness is closely associated with labour productivity, competitiveness of Turkish manufacturing industry depends on the factors such as exchange rates, wage differentials rather than labour productivity.

Keywords: productivity, competitiveness, import substitution, manufacturing, Turkey, Korea.

JEL Codes: L60, O12, O25, O47

Sanayi Ülkelerindeki Küresel Döviz Kuru Savaşlarının Gelişme Yolundaki Ülkelere Etkisi

Working Paper
Ece D. Erol, İbrahim Erol
EconWorld Working Papers Series No: 2015-001

Özet

Küresel döviz kuru savaşlarının perde arkasında sanayi ülkelerinin uyguladıkları aşırı genişleyici para politikaları yatmaktadır. Genişleyici para politikası döviz kurlarının değerini düşürmekte ve rekabet halinde olan ekonomilerde fiyatlar açısından küresel rekabet gücünün iyileşmesine neden olmaktadır.

Bu çalışmanın amacı sanayi ülkelerinde uygulanan para ve döviz kuru politikalarını incelemek, döviz kuru savaşlarının olası ihtimalini tartışmak ve bu politikaların gelişme yolundaki ülke ekonomilerine yansımalarını incelemektir.

En büyük tehlike sanayi ülkelerinin uygulamakta oldukları para ve döviz kuru politikalarının “beggar-thy-neighbour-politics” komşunun sırtından geçinme politikası sayesinde kendi aralarında bir döviz kuru savaşlarının olabileceği kanısıdır. Ayrıca gelişme yolundaki ülkelere olan küresel sermaye akımları döviz kurlarında sık sık değişmelere neden olmakta ve bu ülkelerin ekonomilerine zarar vermektedir.

Anahtar Kelimeler: Döviz kuru politikası, Merkez Bankaları, Para Arzı ve Kredi Politikası

JEL Kodları : E51, E58, F31

 

Abstract

At the heart of the global currency wars lies excessively expansionary monetary policy adopted by the industrialized countries. Expansionary monetary policy reduces the value of the exchange rate and improves global competitiveness of the economy with a view to price competition.

This study aims to analyze the monetary and exchange rate policies adopted in industrial countries and to discuss the possibility of currency wars, as well as to investigate the effects of these policies on emerging economies.

The biggest threat is the view that the “beggar-thy-neighbor” kind of exploitative monetary and exchange rate policies of industrialized countries could give rise to a currency war. In addition, global capital flows to the emerging economies cause frequent fluctuations in exchange rate, which hurts the economies of these countries.

Keywords: Monetary Policy, Central Banking, Supply of Money and Credit Policy

JEL Codes : E51, E58, F31